bu yaz tatilinde bugüne kadar aklımdan defalarca geçmiş bir şeyi ilk defa gerçekleştirip, tek başıma tatile çıktım.bu gerçekten bugüne kadar almış olduğum en güzel kararlardan biriydi.
aldım elime murakami'nin son kitabını, 1Q84, ve bitirmeye 100 kala döndüm tatilden.
gittiğim yer bir adaydı yine. bu sefer o daha kuzeydeki, biraz daha büyükçe olana gittim.
bu kararı alırken "eğer sıkılırsam geri dönerim" fikri yardim etti elbette.
ve muhteşem bir 1 hafta geçirdim.
istenilen saatte kalkmak, istediğin yere gitmek, oradan istediğin saatte dönmek, canının istediği saatte uyumaktan tut da istediğin kişiyle konuşmaya veya konuşmamaya vardı iş.
ada'yı seçtim evet sıkılırsam dönüş kolay olsun diye ama gidiş de beni bezdirmesindi. ayrıca çok para da harcamamalıydım. nitekim yalnız çıkılan tatilde en az 30% geriden başlıyor olacaktım. odalar tek kişilik ayarlanmıyor güzel ülkemde. yemeklerimiz de öyle! öyle bir kaç meze, bi ara sıcak bi de balık alayım dersen zaten yiyemiyorsun o kadar şeyi ama aklın kalıyor denemek istediklerinde işte.
bu sorunlarımın tamamını alt ederek muhteşem bir mekan keşfetmiş oldum. hem gökçeada hem de adadaki muhteşem meyhane son vapur benim bundan böyle sıkça ziyaret edeceğim yerlerden olacak.
bakarsın rüzgar sörfüne de başlarım hem.















