Bakalım,göreceğiz..
Son yıllarda bu sözcük ikilisi dostlarımla benim en çok kullandığımız sözcükler oldular.Öyle şeyler oldu öyle şeyleri oturup didik didik ettik ki en son vardığımız nokta hep "bakalım, göreceğiz" noktası oldu:)
Bu bir çaresizlik hissi yaratıyor elbet. Bir susma, kabul ediş.Ama çokça da huzursuz bir hal.
Böyle anlarda birbirimize dayanıyoruz.Planlar yapıyoruz. Arada bir "biri arasa da iptal etsek bu programı " dediğimiz anlarımız da oldu :) ama uyduk plana.:)
İstanbul'u gezdik mesela en son.Kız kulesi, tarihi yarımada derken bir haftayı devirdik. Haftanın içine çok da güzel mekanlar yerleştirdik soluklanmak için:
Zeyrekhane, Zeyrekte, İMÇ'nin karşi arasından girilerek biraz yukarı sağ karışımı ile ulaşılan, Haliç'e alışık olduğumuzdan farklı tam da karşı yakadan bakmaya olanak tanıyan bir tepede. Koç vakfı işletiyormuş. Her şey pırıl pırıl, tertemiz, servis çok güzel. Yediklerimiz de bir o kadar lezzetliydi. Lavanta kokularının kapıda hepimizi buyur ettiği konak nefis bir bahçeye açılıyor. Bir ara gidip görün derim.
Sultan Ahmet meydanına çok yakın , Topkapı sarayı yolu üzerindeki Yeşil Ev de yine keşfettiğimiz mekanlardan. Yani o ordaydı , bilen biliyordu da, biz birlikte ilk kez gittik. O konak da bir paşanındı yanılmıyorsam.Ne yaşamlar yaşandı, ne sevinçler, hüzünler...
Bu gezide rehberimiz olan Grace ne çok yer biliyor ne değişik mekanları sevmemizi sağlıyordu.
Sağol Grace.
Başka bir gün Subaşı Lokantasını denedik. Ancak kendinden beklenmeyen bir rakamı hibe edip geldik.Yemekler mi? Bir esnaf lokantası kıvamında işte. Ben bile daha güzel yapabiliyorum bazılarını :)
Kral Kokoreç en baş mekanım oldu ama yarımadadaki..Şahane kokoreç Avrupa Birliğine bile girer..:) son derece iddialı!
Gününüzü nasıl geçireceğinizi bilemediğinizde ibreniz yarımadayı gösterebilir derim, öyle değil mi Paull? Paull , Paull!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder